Ekşi Sözlük Kuralsızlaşıyor mu?

Eskiden, Ekşi Sözlük sözlükler aleminde parmakla gösterilen bir yapıya sahipken bugünlerde yazar sayısının artması nedeniyle başka sözlüklerde “ekşi sözlük” başlıklarının altında yoğun bir şekilde eleştiriye maruz kalıyor. Ekşi Sözlüğün eskisi gibi sert kuralları olmadığı hususunu dillendiren yazarlar bu durumun ekşi sözlüğe zarar verdiğini belirtiyorlar. Ekşi Sözlüğün böyle giderse popülerliğin havasına kapılarak bir forum’ a dönüşebileceği tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten yazarlar, yazılarında ekşi sözlüğe birçok uyarıda bulunuyorlar. İmla kurallarındaki hataların görmezden gelinmesinin ekşi sözlük gibi bir idöl sözlükte olmasının ekşi sözlük takipçilerini hayal kırıklığına uğrattığını belirten yazarlar bir an önce bu duruma el konulmasını talep ediyorlar.

Oyuncakbulut Nickli Sözlük Yöneticisi Askere Gitti !

Uludağ Sözlüğün işleyişinde bir araç olan Oyuncakbulut nickli yazar 12 Nisan 2008 tarihi itibari ile birliğine teslim oldu. Kendisinin askere gittiğini haber veren ise yine kendisi oldu. Uludağ Sözlüğün “Gelişmeler” bölümünden bu durumu diğer yazarlara duyuran Oyuncakbulut nickli yazara ve askere gittiğini duyuramayan diğer yazarlara vatani görevlerinde başarılar dilerken yine bu yazarlara ve halen askerde olan diğer sözlük yazarlarına “Sözlüknews” olarak hayırlı teskereler diliyoruz.

Uludağ Sözlük’ te Sol Frame Engeline Son !

Uludağ Sözlük bilindiği gibi çok fazla yazara sahip olan ve bu fazlalık nedeniyle sol framesinin hızla değiştiği bir sözlüktür. Ayrıca bu kalabalığın bir etkiside kontrolünün zor olması ve bu nedenle de açtıkları gereksiz başlıkların takip edilememesiydi. Bu nedenle, Uludağ Sözlükte bazı başlıkların sol frame’ e gelmesi sözlük yönetimi tarafından engelleniyordu. Bu engelleme sözlüğü bazı olumsuz etkilerden koruyordu ancak bazı olumsuz durumlara da yol açıyordu. Hakkında bir günde onlarca hatta yüzlerce tanım girilen yazarların nicklerininde sol frame’ e gelmelerinin engellemeleri sürekli “sansüre hayır” naraları atan sözlük yönetimin opurtunist yanını gösteriyordu. Bu durumun sona erdiğini “Josef K” nickli yönetici gelişmeler bölümünden “Uludağ Sözlük” yazarlarına duyurarak bir devrin kapandığının haberini verdi. Bizde bu değişikliğin hayırlı olmasını diliyor, Uludağ Sözlük yönetimini tebrik ediyoruz.

Zamane Sözlük’ de genel af talepleri !

Her sözlüğün atılan yazarlarının talep ettiği gibi Zamane Sözlüğün atılan yazarlarıda af talep ediyor. Ancak Zamane Sözlüğün yazarlarını diğer yazarlardan ayıran fark ise sadece sözlükden atılan yazarların değil, sözlükde yazan yazarların da atılan yazarlar için af talep etmesi. Zamane Sözlük’ de yazan yazarların, sözlükden atılan yazarlar için af talep etmelerinin gerekçesi ise, sözlüğün kaybettiği enerjiyi tekrar kazanması ve Zamane Sözlüğün eski güzel günlerine tekrar dönmesinin önem arz etmesi. Her ne kadar yönetim kademesinden buna karşı görüşler gelse de, Zamane Sözlük yazarlarının bir çoğu bu konuda ısrarlı. Bakalım önümüzdeki günler neler getirecek, hep beraber takip edip bu sayfada yayınlayacağız…

Sözlük Dünyasında Zeka Kavramı! (Analiz)

İlk açıldıklarında eğitimli bir o kadar da zeki yazarları bünyelerinde barındıran sözlükler, artık bu özelliklere sahip yeni sözlük yazarları bulmakta zorluk çekiyor. Daha önceleri üye alımlarını yılın belli dönemlerinde yapan sözlükler şimdi “üye olsun taştan” olsun anlayışıyla haber siteleri yorumcusu veya yerel site forumu yazarı tadında yazarlara kapılarını sonuna kadar aralamış durumdalar.
Önceleri yazarlar adeta ulusal gazetelerin en seçkin köşe yazarlarının kapasitesinde yazılar yazarken, bu yazarların çeşitli yönetim ahmaklıklarıyla ve saçma sapan kuralların dayatılması sonucu sözlüklerden uzaklaştırılmaları, sözlük dünyasında kaliteli yazar açığını ortaya çıkardı. Günümüzde fikir tartışması yerine “duvara slogan yazmak” tarzında entryler giren düşünmek yerine adeta beyin orgazmı yapan yazarımsıların eski kaliteli yazarların yerlerini almaları, sözlük dünyasına olan ilgiyi azaltmış ve seviyesiz sözlükler ortaya çıkarmıştır. Sözlüklere üye olan yeni yazarımsıların profillerini incelediğimizde; bir bölümü uçkuruyla düşünen ve yazılarını bu doğrultuda yazan, bir çoğunun bölücülük hevesinde olan ve kin kusma yeri olarak sözlükleri gören, bir kısmının da doğuştan gerizekalı veya düşünme özürlü olduğunu görürüz. Sonuç olarak, sözlükler kendini moğol imparatoru sanan yöneticilerin aptalca baskıları sonucu bitirilme noktasına getirilmiş ve seviye diplere vurmuştur. Bir an önce yöneticiler kendilerine çeki düzen vermeli ve eski hatalarını telafi etmelidirler. Bütün bunlara rağmen kaliteli sözlük ve sözlük yazarları yok mu? Elbette var, ama “SözlükNews bizi övdü, biz çok iyiyiz” havalarına girmemeleri için buradan o sitelerin ve yazarların ismini vermiyoruz.

Sözlüknews Yeniden Yayında!

SÖZLÜKNEWS, WordPress’ in kapanmasıyla birlikte yayın hayatına istemeden son vermişti. Ancak Tholga, yoğun istekler nedeniyle sitenin tekrar açılması talimatını verdi. Artık SözlükNews’ e erişme imkanına sahip olup sözlüklerdeki magazinsel olayları gerçek boyutları görme fırsatına sahip olacaksınız.Sözlüklerdeki haksızlıklara DUR! demenin zamanı gelmedi mi? En ağır eleştirileri, en iyi övgüleri buradan okuyabilecek sözlük yazarları ile yaptığımız ve yapacağımız röportajları görme imkanına sahip olacaksınız! SözlükNews ‘ e yazılarını göndere n sözlük yazarların mantık içeren yazılarını okuma imkanına da sahip olacaksınız. Bundan böyle SÖZLÜKNEWS hayatınızda! Amatör ruhla ve “Umarsız Hayatın Pis Bir Yansıması” sloganıyla çıktığımız yolumuzda desteklerinizi bekler büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öperiz. Gereğininin yapılmasını arz ederiz. Saygılarımızla… 29/03/2008 :D

Ah ayrılık,ayrılık yaman ayrılık!…

Ayrılık olunca sevdiğinden insan üzülüyor tabiki.. emek verdiğin,katkıda bulunduğun bir yerden önce iyimserce verilen bir kötü ceza almak ve ardından da zaten bir türlü kabul ettiremediğim ben faşist değilim çığlıklarıma rağmen faşistsin diye suçlanmak bunun sonucunda da o halde ben gidiyorum demek yarı hüzünlü yarı rahatlatıcı bir şekilde kolay birşey değil. Aslında herkes neden böyle yaptın sorusuna aynı cevabı veriyor; sözlük için…

İlk başladığımda çocukluğumdan olsa gerek sözlüğün mantığını anlayamamıştım ama öğrendim bir şekilde. Sonra bağlanma oldu bende sözlüğe. Günlük hayatımın en reel aktivasyonlarında dahi sözlükten bahseder oldum. Bir sahiplenme duygusu çöktü yüreğimin en çukur yerine… Sözlük kimsenin babasının malı değil ya işte ben bu mülk’ün serbestliğinden bağlandım sözlüğe. Birçok arkadaş edindim sözlükten. Msn denen zımbırtıda hepsinin msn leri ekli. Ve her sabah birbirimize günaydın diyoruz. Hemen hemen herkesle sanki hergün görüşüyormuş gibi tanışız.

Beni yıldıran da sevdiklerim oldu zaten. Sözlüğe küsmedim ben. Kurallar ağır da gelmedi. Suçlama yapmıyorum, bütün mod dediğimiz adamlar da bizim gibi kimyasallar. Onlarda “eee yettiniz gayri” diyebilirler. Yazdıklarımla ve düşünce mücadelemle o kadar sorun oldum ki şu sözlüğe artık bende bıktım “sorunlu yazar” muamelesi görmekten. Bu yüzden biraz geyiğe vuralım işi dedim,hava biraz soğusun istedim. Kendimin de inanmadığı “celebrity” oldum birden. Celebrity değildim. Olsa ne olacaktım ki. Celebrityliğin bana ne faydası olacaktı ki? Ama biraz düşünce tartışması yerine ortak bir eğlence alanı bulalım dedim. Bazı arkadaşlar benim gibi geyiğe aldı olayı. Ama bazıları da “sen kimsin”… “Ajdar kılıklı”… sonra daha ağır küfürler… ettiler.Belki tanışsak çok iyi arkadaş olacağımız ancak hiçbir tanışıklığımız olmayan adamlar küfür ettiler bana. Hoş şeyler değil tabi bunlar, ama oldu. Ben bunlarıda yuttum.

Sonra şu benimde gerçekten üzüldüğüm “Hrant Dink’in öldürülmesi” olayı oldu. Bazı arkadaşlar üzüntülerini dile getiren yazılar yazdı. Ama bazılarıda slogan atarcasına ve benim diğer insanlara oranla belki daha farklı değer verdiğim kutsallara laf ettiler. Bende üslübunca ve kimseye hakaret etmeden cevap verdim. Ama adım cephe alan bir düşman oldu. Sonra kolaydır ya anlamını bilmediğin şeyleri birilerine yapıştırmak. Bana da “FAŞİST” dediler. Bu yakıştırma sözlük kurallarına aykırı olmasına rağmen saygıdeğer sözlük yönetimi hiçbir işlem yapmadı. Zaten bende çok şikayetçi olmamıştım. Ardından siyasi olmayan tanımları yazdığımda dahi 3 dakika geçmeden en beğenilmeyen oluyordu. Ben bu konuyu yönetime ilettiğimde herhangi birşey tesbit edemedik dediler. Belkide aynı kişi vermiyordu olumsuz oyları ama bu görünen gerçekliği değiştirmiyordu. Birileri bana kuyu kazıyordu. Varsın kazsınlar dedim, sonuçta sanal bir ortam düşersek fazla yaramız olmaz dedim. Ardından sözlükten biri bir arkadaşımıza “FAŞİST” diye damga vurulan bir arkadaşımıza seri olumsuz oy verdiği için uzaklaştırıldı.

Hiçbir zaman yakın durmamaya ve tartışma çıkmasın diye çabalamama rağmen bu arkadaş sözlükten uzaklaştırılır uzaklaştırılmaz değer verdiğim bir arkadaşın sitesinde “Faşistler” konulu bir yazı yazıp bana ve diğer “FAŞİST” damgası vurduğu kişilere hakaret ediyordu. İşte o sırada “zamane sözlük fake” olarak daha önce açtığım ve inteus’un isteği üzerine kapattığım siteyi ismini “sözlüknews” olarak değiştirerek tekrar yayına başlattım. Ardından o yazıya cevap verdim siteden. Sonra aleyhimizde yazı yazan kişi yazılarını ağırlaştırdı. Belkide insana söylenmeyecek şeyler söyledi. Bir itirafta bulunayım bende bir hata yaparak ona saygısızca cevap verdim. Bu bir hatamdı. Ama tüm bu olaylar o sitenin sahibi ve değer verdiğim kişiyi alakadar etmiyordu. Ama o bize hakaret eden kişiye destek veriyordu. Adeta sitesini ona tahsis etmişti. Belki öyle yapmamıştı ama görünen durum buydu. Sonra ben o sevdiğim arkadaşımla konuşmayı denemek için msn adresini ekledim. Ancak engellendim. Ardından sözlükte onun teleskopunu açtım ve bazı tanımlarını başlığından dolayı olumsuz oyladım. Başlıklar küfürlüydü ve en beğenilen olmuştu. Ama ben beğenmemiştim. Bazı tanımlarınıda olumlu oy verdim. Belki de o anki sinirimle kötü niyetle yaptım. Ama olumlu oylarda verdim. Tek başıma verdim, başkalarına şuna olumsuz oy verin demedim. O ruh hali ile başka kişilerin tanımlarını da okudum ve olumlu ve olumsuz oylar verdim.

Tanımların bazıları bana göre kalitesizdi ve eksi oy verdim. Bu oylamalar yasak ise neden (+) (-) oy verme imkanı sunuldu. Sonuçta benim kişisel tercihim ne renk oy vereceğim. Ama bu arkadaş yönetimi göreve çağırıyorum dedi. Ertesi gün 3 gün yasaklandığımı öğrendim. Sonra bu arkadaş 3 gün ceza az dedi. Sonra “bilmemnaparım” diye yazılar yazıldı ben yasaklıyken benle ilgili.

Zoruma giden bana aynı şeyler yapılırken “kişisel tercihleri” diyen sözlük yönetiminin bana yapılanları görmemesi veya görmezden gelmeleriydi. Bana “senin milliyetçiliğini bilmemnaparım” denmesi bile kurallara aykırıyken hiçbir işlem yapılmadı. Belkide “FAŞİST” olduğum için. Ama ben daha sonra bana bunu yapan arkadaşlardan biriyle uzunca konuştum. Ve helalleştik. Diğer arkadaşta özür dilemiş.

Olaylar bitti ve tahribat büyük oldu. Bu yazıyı “duygu sömürüsü” yapmak için yazmadım. Benimde hatalarım oldu ve bende özür diliyorum ve herkesten hakkını helal etmesini istiyorum. Hatta en kanlı bıçaklı olduğumuz sanılan ancak özünde gerçekten sevgi duyduğum sadece düşüncelerime zıt olduğu için ters düştüğüm arkadaşlardan da özür diliyorum. Hepiniz hakkınızı helal edin, hepiniz hakkınızı helal edin…

Ben sözlüğe yazmayı bırakıyorum. Bana zararları da,faydaları da olan sözlüğe veda ediyorum. Hoşçakalın…

Sözlük dünyasında aşk..

Daha evvel, sözlüklerdeki eski sevgili hastalığına bir yorum getirmiştim. Sözlüklerdeki aşk hikayeleri de karmakarışıktır. Sözlüğe girip tanışarak birbirine aşık olan bir sürü insan vardır. E bu tarafı güzel, ama daha sonra ayrılınca yine eski sevgili başlıkları günah keçisine döner.

Sözlük yazarlarının en değer verdiği şeylerden biridir aşk. İnanmayan sözlük istatistiklerinde en çok entry girilen başlıklara baksınlar. Sanıyorum tüm sözlüklerde ilk onda aşk başlığı bulunabilir.

Sözlüklerdeki Nesil Kavramı: Bir Analiz..

Sözlük dünyasının en iyi izleyicilerinden biri sayılmam. Ama 1999 yılında ekşi sözlükten haberdar olan biriyim. Dahası, 2003 yılında da zibidi sözlüğün varlığından haberdardım. Bundan daha da ötesi, bundan sonra açılan sözlük klonlarını uzunca bir süre takip ettim. Özelliklerini algılama çabası güttüm. Bir kısmına da üye oldum.

Sözlüklerdeki nesil kavramı da sözlük kavramı gibi ekşi sözlükte başladı. Ancak ben bu yazıda yazarların nesil kavramından bahsetmeyeceğim. Ben sözlüklerin nesillerinden bahsedeceğim.

1. Nesil sözlük: Elbette ki ekşi sözlüktür bu. Açık değil mi? Sözlük kavramının Türkiye’de oluşmasını sağlamışlardır. Aslında yeni açıldığında garip bir siteydi, ama sonrada oturdu ve “sözlük” dediğimiz şeye dönüştü. Bir başlık, altında ayrı ayrı yazarların yazdığı entryler, istatistikler filan.. Tabii kullanıcılar arası haberleşme de buna dahil. Genel olarak bakıldığında bu bütün sözlüklerde var. Ama ekşi diğerlerinden farklı, çünkü hem yazar sayısı, hem yazar kalitesi oldukça yüksek.

2. Nesil sözlükler: Bu kavram klon sözlüklerle başladı. Bunun öncüsü de zibidi sözlüktür herhalde. Daha sonra mantar gibi çoğalmaya başladı bunlar, Private sözlük, kral sözlük (sonra nedir.net oldu), birebir sözlük, elma sözlüki uludağ sözlüki itü sözlük vs. Nesil kavramını açılma tarihine göre yorumlamıyorum, yapıya göre yorumluyorum. Şimdi bu sözlüklerin hepsi klon, ekşi sözlükten fazla bir özelliğe sahip değiller. Ayrıştırıcı bir özellikleri de yok. Ufak tefek farklılıklar olsa da, klon olmaktan ileriye doğru yaptıkları bir şey de yok.

3. Nesil Sözlükler: İşte zurnanın zırt dediği yer. Aslında bunlara göstereceğim ilk örnek oldukça eski. Gia, ya da Gamextreme interaktif ansiklopedi oldukça farklı bir tarzdaydı ekşi sözlüğe göre. Oysa ilk klonlardandır. tek farkı başlıkların sağda listelenmesi değildi elbette. Mesela oylama sistemine bir farklılık getirmişlerdi. Arayüz değişikti. Başlıklar sınıflandırılabiliyordu. Ayrıca başlık altında soru sorulabiliyordu. En ilginci ise, başlığa fotoğraf/resim yapıştırılabiliyordu. Gamextreme İnteraktif ansiklopedi, bildiğim kadarıyla hala var, ama eski günlerinden çok uzakta. Gia dışında, zamane sözlüğü bu listeye sokup sokmamakta tereddüt içindeyim. Zblog ve forumcu butonu gibi çok değişik araçlara sahipler. Forumcu butonu sözlüğü çok daha interaktif hale getiriyor, ki eskiden de bir forumu vardı bu sözlüğün. Ayrıca başka garip özellikleri de var. Ben bunları ikinci nesil ile üçüncü nesil arası bir yere koyuyorum artık. Biraz çalışırlarsa üçüncü nesil olabilirler. Tabii bir de Otomatik Portakal var. Orda da telif ödeniyor filan yazarlara. O da garip. Ama son zamanlarda en çok piyasa yapan üçüncü nesil sözlük, sözlükten ziyade bir dating sitesine dönüşen sosyomat. Fotoğraflar var, insanlar birbirlerine etiketler yapıştırıyor, başlıklarda saçmalayanlar var. Ama sanki “bilgi”den ziyade “eğlence”ye önem veriliyor orda. Oysa ekşi sözlüğün mottosu neydi; “kutsal bilgi kaynağı”. Diğer sözlükler de bu amaç uğruna yola çıktılar genellikle.

4. Nesil. Henüz yok bildiğim kadarıyla. Ama yakında çıkmayacağından emin değilim. Benim öngörüm, bu tür sözlüklerde yine başlıklar ve entryler olacağı, fotoğraflardan başka videolar ve ses dosyalarının da burada yer alacağı yönünde. Youtube filan da bu görüşe pek aykırı düşmüyor açıkçası. Bekleyelim görelim.

Sözlük yazarlığının aksine, sözlükler arasında elbette sonraki nesil daha avantajlı, çünkü daha yenilikçi. Tüketim çağında, eskiler biraz çabuk tükeniyor. Ekşi sözlük yazarları bu kadar iyi olmasaydı ve veritabanı da bu kaadr bilgi dolu olmasaydı, kim ekşi sözlükte yazar olmak isterdi ki? Diğerleri de aynı olanakları sunuyor. Ekşi sözlük, umarım pazar liderliğini kullanır ve yeniliklere gider. Çünkü sözlük piyasası bu haliyle doydu. Yeni müşteriler için yeni ürünler gerekli.

Tabii diğer sözlükler de yaptıkları yenilikler ölçüsünde ekşi sözlükle yarışacak duruma gelebilir. Çok çalışırlarsa..

GYSKP..

Zamane sözlüğe geçtiğimiz günlerde eklenen yeni fasilite “Giden Yazarı Sözlüğe Kazandırma Platformu” ndan haberiniz vardır mutlaka. Bu fasilitemiz ilk meyvesini bugün vermiştir. sepia, tatasoy ve vandal mimar mahlasları tekrar sözlüğe kazandırılmıştır(!) Lakin sepia mahlasının tekrar sözlüğe kazandırılması, sepia dan ziyade one by one kişisini sevindirmiş olacak ki sepia nın bloguna şu notu düşüvermiş;

bizdik, o hücumun bütün aşkıyla kanatlı;

bizdik o sabah ilk atılan safta 2 atlı…sonuç:“bayrak açma”… gibi hede hodeleri… bahane ederek fikir özgürlüğünü mahkum

etmeye kalkışmanın ne mantıkla ilişkisi vardır ne hukukla ne demokrasiyle…

(#73890) (one by one, 02.05.2007 14:39:00)

 

Lakin olayın bu şekilde olmadığını Protothyas şu mesajı ile açıklamıştır;

 

“bayrak açtığı için(?)” ceza almamıştı, neden ceza aldığını burda tekrarlamanın anlamı yok, eski bir mevzuydu, kapandı, en azından yönetim açısından. yeniden hoş gelmiş.

(#73896) (protothyas, 02.05.2007 16:00:00)

One by one da bunu idrak etmiş olacak ki;

“pesss” diyorum sana…. o kadar…

(#73898) (one by one, 02.05.2007 16:30:00)

diyerek artık diyecek birşey bulamadığını, pes ettiğini duyurmuştur cümle aleme.

Ancak görülmüştür ki, Zamane Sözlük teki demokratik yapı başka hiçbir sözlük oluşumunda mevcut değildir.Bize de bu 3 yazarımıza tekrardan hoşgeldin demek düşer.